Markaların TikTok'ta Yaptığı En Pahalı Hata: Meşgul Olmak Ama İletişim Yapmamak
Bir marka düşünün. TikTok ekibi var. Haftada üç-beş içerik üretiyorlar. Trendlere atlıyorlar, viral sesler kullanıyorlar, ara sıra bir içerik patlıyor ve yüz binlerce görüntüleme alıyor. Aylık raporlarda takipçi sayısı artıyor, engagement rate güzel görünüyor, video view'lar milyonları buluyor. Ekip mutlu, yönetim memnun, ajans başarılı sunum yapıyor.
Şimdi aynı markaya bir soru sorun: TikTok'ta marka bilinirliğiniz ne kadar arttı? Sessizlik. İnsanlar TikTok'ta sizi gördükten sonra Google'da markanızı arıyor mu? Bilmiyoruz. TikTok içerikleriniz markanızın neyi temsil ettiğini insanların kafasına kazıyor mu? Emin değiliz. Bu platform yatırımınız marka değerinize ne kattı? Aslında… ölçemedik.
İşte TikTok'taki en pahalı hata budur: Meşgul olmak ama iletişim yapmamak. İçerik üretmek ama marka inşa etmemek. Metrik üretmek ama değer üretmemek. Markalar TikTok'ta 'aktif' olmakla 'etkili' olmayı birbirine karıştırıyor. Haftada beş video yayınlamak aktivitedir. Ama bu beş videonun her birinin markanın zihinsel varlığını — mental availability'sini — güçlendirip güçlendirmediği sorusu, neredeyse hiç sorulmuyor.