Performans Pazarlamasını Büyüme Sanmak
Türkiye'de birçok KOBİ'nin yaşadığı sorun, sanıldığı gibi 'marka olmayı bilmemek' değildir. Sorun daha derindedir. Asıl problem, performans pazarlamasının bir dağıtım ve talep toplama aracı olmasına rağmen, zamanla büyümenin kendisi sanılmasıdır.
Bir işletme performans reklamlarını ne kadar iyi yönetirse yönetsin, eğer marka hafızası üretmiyor, zihinsel erişilebilirlik kurmuyor ve fiyat dışında bir tercih sebebi inşa etmiyorsa, yaptığı şey çoğu zaman büyümek değil, mevcut talebi daha agresif biçimde toplamaktır.
Google Ads, Meta Ads, TikTok Ads ve benzeri platformlar KOBİ'lere ölçülebilirlik, hız ve kontrol hissi veriyor. Sabah kampanya açılıyor, akşam sipariş geliyor, panelde ROAS görünüyor. Bu görünürlük yöneticide doğal olarak şu algıyı üretiyor: 'Demek ki iş burada.' Oysa burada görülen şey çoğu zaman işin tamamı değil, sadece en görünür kısmıdır.
Dolayısıyla mesele 'KOBİ'ler neden hikâye anlatmıyor?' sorusundan ibaret değildir. Daha doğru soru şudur: Neden birçok KOBİ, performansın topladığı talebi üreten marka etkisini ikinci plana atıyor?